Naci Görür’den AKP’li belediyeye rant tepkisi: Can güvenliğini hiçe sayan anlayışı kınıyorum!

İstanbul Çekmeköy’de deprem toplanma alanının AKP’li belediye tarafından imara açılmasına tepki gösteren Prof. Dr. Naci Görür, “Depreme rağmen insanımızın can güvenliğini hiçe sayan anlayışı kınıyorum” ifadelerini kullandı.

İstanbul’un Çekmeköy ilçesi Mehmet Akif Mahallesi’nde Ulus Pazarı’nın yakınında bölgedeki tek yeşil alan ve deprem toplanma olan parkın AKP’li Çekmeköy Belediyesi tarafından imara açılmak istenmesi bölge halkını sokağa dökmüş, iş makinalarını protesto eden mahalle sakinlerine polis tarafından müdahale edilince arbede yaşanmıştı.

“CAN GÜVENLİĞİMİZİ HİÇE SAYAN ANLAYIŞI KINIYORUM”

Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür de deprem toplanma alanının imara açılmasına tepki gösterdi.

AKP’li belediyenin yıkım kararını kınayan Görür, “İstanbul Çekmeköy’de bir mahallede tek yeşil alan olan bir parkı imara açmak istiyorlar. Burası oradaki tek deprem toplanma alanı. Bunu belediye yapıyor. Mahalleli direniyor. Alkışlıyorum onları. Depreme rağmen insanımızın can güvenliğini hiçe sayan anlayışı kınıyorum” ifadelerini paylaştı.

İSTANBUL DEPREMİ UYARISI: CEHENNEMİN İÇİ!

Bilim Akademisi Kurucu üyesi Jeofizik uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, geçtiğimiz hafta Avcılar’da düzenlenen ‘Deprem ve Hazırlık’ konulu panelde konuşmuştu. Görür, olası İstanbul depreminde kırılması beklenen fayın çok yakında olması nedeniyle, depremi konuşmak için Avcılar’ın seçilmesinin isabetli bir tercih olduğunu belirtmişti.

Prof. Dr. Görür, 1999 yılında Gölcük ve Düzce’de yaşanan depremlerin, İstanbul’a 70-80 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen, Avcılar’da can ve mal kaybına yol açmasının tesadüf olamayacağını ifade etmişti.

Bu bölgenin jeolojik ve zemin yapısının deprem tehditlerini arttıracak düzeyde olduğunu belirten Prof. Dr. Görür, 8-9 kilometre uzaklıktaki fayın 20 kilometre kuzey ve güneyini ‘cehennemin içi’ olarak tanımladı.

Görür, şöyle konuştu:

*Avrupa yakasında Silivri’ye kadar olan tüm bölge, tehdit altındadır. Avcılar ve Küçükçekmece, akarsu ve vadiler bakımından zengindir. Bunlar depremin etkisini en fazla arttıran yerler.

*Avcılar ve çevresi genç, killi, kalker kayalıklardan oluşan bir zemine sahip. Halkın anlayacağı dilden söylersem, çürük malzemeden oluşan jeolojik yapısı var.

*Karada aktif faylar yok ancak, denizdeki hareket buradaki fayları da etkileyebilir. 7.2 büyüklüğündeki bir deprem, Küçükçekmece’den Büyükçekmece’ye kadar olan bölgede heyelanları harekete geçirebilir.

*Bölge zemini su jeolojisi bakımından zengin çökeleklerden oluşuyor. Bu olası depremde basıncı arttırır.

“AFET BAKANLIĞI KURULMALI, CİDDİ BÜTÇE AYRILMALI”

Prof. Dr. Naci Görür, bir deprem dalgasının hızla geçip gitmesi halinde az zarar verdiğini ancak, çürük olarak nitelendirilebilecek zeminlerde depremin yarattığı dalganın ve yıkıcı etkisinin çok uzun ve büyük olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Görür, 7 büyüklüğünde bir depremin, 1 milyon 800 bin ton patlayıcı etkisi yarattığını ifade etti.

Zemin sıvılaşmasının ayrı bir sorun olduğunu ifade eden Prof. Görür, Marmara Denizi’nde 7 büyüklüğündeki her depremden sonra, tsunami görüldüğünü kaydederek şöyle konuşmuştu:

* Avrupa yakası Haliç’ten Silivri’ye kadar çok ciddi tehdit altında. Bütün bunların yanı sıra, altyapının ne kadar sağlam olduğu da önemli. Depremde su ve kanalizasyon, doğalgaz şebekeleri büyük zarar görecek, yangınlar çıkacak.

* Sadece bina odaklı dönüşüm yapmak yetmiyor. Afet Bakanlığı kurulmalı, ciddi bütçe ayrılmalı, yetişmiş kadrolarla depreme dirençli yapılar yaparak 10 yılda büyük yol alınabilir.

Başa dön tuşu