‘Keşke’ dedirten Fenerbahçe

Alican Özcan

İletişim Bilgileri

Fenerbahçe’nin son 10 galibiyetinden 7-8 tanesinin kilit noktası, müthiş bir enerjiyle maça başlayıp ilk çeyrekte golü bulması. Ve bunu paniklemeden, sisteme, rakibin açıklarına ve kendisinin de iyi olduğu noktalara dayalı bir futbolla yapması kilidi çözen anahtar. Büyük takımları şampiyonluğa götüren karakter tam olarak budur. Maçın başını domine et, bir gol bul ve rakip çözülsün. Son yıllarda ‘kaybeden olma’ ruh halinin esiri haline gelen Fenerbahçe’nin yeniden bu karaktere büründüğünü söylemek yanlış olmaz. Hem geç hem de güç olsa da…

Osayi’nin yokluğunda Nazım kötü görünmedi. Gustavo kötü değildi ama Crespo’nun çıtayı koyduğu noktaya ulaşması zor. Rossi ise zirve yaptığı maçlardan birini oynadı. Attığı golü ‘hocamız anlatmıştı’ diyerek İsmail Kartal’a hakkını da verdi. Serdar Dursun durgun başladı, üstüne penaltı kaçırdı. Ama tribünlerin ‘Serdar’ tezahüratları uyanmasını sağladı.

Son 11 maçta 10 galibiyet, 1 beraberlik ve üst üste 7. galibiyet. Üstelik oturmuş bir sistem ve rakiplere bariz üstünlük kurarak alınan zaferler. Sezon ikinci sırada bitirilirse, İsmail hoca tartışmasız bir başarı hikayesi yazmış olacak.

Ancak eminim, Fenerbahçeli taraftarlar kazanılan her maç sonrası aynı şeyi sayıklıyor. ‘Keşke sezon başında bu birliktelik sağlanabilseydi’ veya ‘Keşke karar alıcılar yine bir sezon daha çöpe gitmeden harekete geçebilseydi’.

Takımdan uzaklaştırılanları saymazsak, aynı oyuncular, aynı saha, aynı rakipler. Ama uygulama ve sonuçlar bambaşka. Geçen sezon ki Emre Belözoğlu dönemi hariç, son yılların en ‘takım’ görüntüsü veren Fenerbahçe’sini izliyoruz. Ve bunun tam da Trabzonspor’un şampiyonluk turu hazırlıklarına başladığı günlere denk gelmesi, Fenerbahçe’nin ‘keşke’lerini çoğaltıyor.

Umarım Fenerbahçe yönetimi, teknik direktör konusunda vereceği kararla Fenerbahçelilerin hayatına bir başka ‘keşke’ eklemez…


Alican Özcan
Başa dön tuşu