CHP’den Erdoğan’a asgari ücret çağrısı: ‘Milleti aç bırakma’

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’a seslenerek, asgari ücrette artışa gidilmesi çağrısında bulundu. Altay, “İnsanların açlık sınırı 6018 lirayken 4253 lira ile yaşamaları mümkün değil Erdoğan. Buna bir çare bulacağız, hep beraber bulacağız, biz hazırız” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında şu değerlendirmelerde bulundu:

* “Bugün Adalet Komisyonu’nda ‘Dezenformasyon Yasası’ diye kamuoyuna takdim edilen bir ‘Sansür Yasası’ görüşmeleri yapılacak. Bu teklif, bir yok etme projesi, imha projesi. Çok net söylüyorum, şu söyleniyor medyaya: Ya bize bağımlı olacaksın, ya bize tabi olacaksın ya da yok olacaksın. Özellikle teklifin 29’uncu maddesiyle, artık Türkiye’de ne yazılıp ne çizileceğine iktidar karar verecek.

* RTÜK üzerinden zaten televizyonlar zapturapt altına alınmış vaziyette. Basın İlan Kurumu üzerinden yazılı medya zapturapt altına alınmış vaziyette. Şimdi de internet medyası ve sosyal medya bloke edilecek. İktidarı rahatsız edecek hiçbir şeyin yazılıp çizilmesine fırsat tanımayacak bir vahim, bir ucube teklif. Yasanın çok sakıncalı yönü var ama özellikle Basın Kartları Komisyonu’nun 9 üyesinin, 5’ini Fahrettin Altun atayacak. Komisyon kararına Fahrettin Altun veto koyabilecek.

* Kime basın kartı verilip, kime basın kartı verilmeyeceğine de Sayın Fahrettin Altun karar verecek. Hitler bu yetkileri Goebbels’e vermemiş. Böyle bir tablo… Kim gazeteci olacak? Fahrettin Altun karar verecek. Bir konunun, bir meselenin değeri haber mi, değil mi? Fahrettin Altun karar verecek. Dezenformasyon var mı, yok mu? Fahrettin Altun karar verecek. Bu, muhalif medyaya bir gözdağı değil; bu tarafsız, özgür medyaya bir gözdağı. Muhalif medyaya zaten yeterince baskı.

“HABER ALMA HAKKI ÇALINIYOR”

* TELE-1 Televizyonu’nun lisansını ihaleye çıkardılar, TELE-1 Televizyonu’nun lisansını icra yoluyla satacaklar. Mantığa bakın. Neymiş efendim, RTÜK’ün daha önce kestiği cezalar ödenmemiş. Bunun yolu lisansı ihale etmek, lisansı icra yoluyla satmak zaten olamaz. Bu, şu: TELE-1’in fişi çekilmek isteniyor. TELE-1 için değil, bütün kanallar için söylerim. Yani başka kanallara da bu uygulama yapılsa, aynı şeyi söyleriz. Biz bir şey söylüyoruz: Basın hürdür, sansür edilemez.

* En sıkıntılı düzenleme madde 29. Neyin kime göre kusur, suç olacağı; neyin endişe, korku ve paniğe yol açacağı ile ilgili bütün tasarruf da beyefendilerde olacak. 80 milyon insan huzursuz, mutsuz ve aç, sefil bir halde evine et alamaz, temel gıdadan başka hiçbir şey alamaz bir ekonomik sıkıntıyı yaşıyor. Bunları örtmek için, bunların duyulmaması, bunların bilinmesini sağlamak için Meclis’e getirilen bu kanun teklifinin kabul edilmesi mümkün değil.

* Haber almak ve haberleşmek ekmek gibi bir ihtiyaçtır. TÜİK, ekmeğimizi çalıyor, soframızda ekmeğimizi çalıyor; şimdi İletişim Başkanlığı da haber alma hakkımıza ipotek koyuyor, bloke koyuyor, haberleşme hakkımızı engelliyor. WhatsApp’ta, mesela Zoom üzerinden, mesela Skype üzerinden bir toplantı yapıyorsunuz; BTK, Bilgi Teknolojileri İletişim Kurulu bunların hepsini görebilecek, hepsini istiyor. BTK, buna sahip ve hakim olabilecek. Bu insanın yatak odasına girmek gibi bir şeydir, kabulü de mümkün değildir.

“TÜRKİYE YABANCILAR İÇİN CENNET”

* Türkiye’nin gündemi tatsız, rakamlar çok vahim. Mart ayında Nureddin Nebati ‘en düşük seviyede’ demişti Türk Lirası için. Türk Lirası’nın değer kaybı noktasında ‘dibin dibi’ ifadesini kullandı. Neydi o zaman Dolar-TL? 14 80’di, Maliye Bakanı, ‘bu dibin dibi, bunun daha altı yok’ dedi. Bugün, 17.20… Sayın Nebati bu dip nerede, nerede bu dip, ne zaman bu dip olacak? Birçok ülkenin parası dolar karşısında değer kazanırken, Türk Lirası değer kazanıyor. Rusya savaşıyor, mesela Rus Rublesi dolar karşısında değer kazanıyor. Dünyada dolar değer kaybediyor, Türkiye’de fırlamış gidiyor, fırlamış gidiyor ve bu tabii kimin işine yarıyor? Yabancıların işine yarıyor arkadaşlar.

* Türkiye artık Türkler için cehennem, yabancılar için cennet. Gelinen tablo bu. Bunu Birleşik Arap Emirliklerindeki bir fon yöneticisi söylemişti. Hafızamızı bir tazeleyelim. Hani şu 15 Temmuz’un finansmanını sağladığı için ‘şerefsiz, alçak’ diye itham edilen Birleşik Arap Emirlikleri, gelindi gidildi… Ne diyor adam? ‘Türkiye’deki ekonomik sorunlardan ortaya çıkacak fırsatları dört gözle bekliyoruz.’ Bak bak bak… Türkiye’de sorun olacak, ‘zayıf TL, büyük yatırım fırsatı’ diyor. Kim diyor? Birleşik Arap Emirlikleri. Şimdi soruyorum: Bunca ülke; Rus rublesi, Brezilya Reali, Meksika Pesosu, efendim Polonya Zlotisi, Macar Forinti, Güney Afrika Randı değer kazanırken, Türk parası neden değer kaybediyor Erdoğan? Çık bunu millete söyle, ‘dünyada kriz var’deyip durma.

“TÜİK’İN KİRA ORANI YÜZDE 20”

* Ucubelik devam ediyor. TÜİK, kira artışlarını mayıstan mayısa yüzde 20 olarak açıkladı. Dün beyler mayısta kira artışlarını bir yıla mahsus olmak üzere, yüzde 25 ile sınırlayan bir kanun teklifi getirdi. Derler ya, atalar bize söyleyecek söz bırakmamış: Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Kardeşim, senin TÜİK’in kira artışlarındaki artışı mayıstan mayısa yüzde 20 demiş. Sen niye o zaman yüzde 25’e fitliyorsun? Kim yalancı? TÜİK mi yalancı, dün bu teklifi verenler mi yalancı?

* Ve reel olarak tabi biz şunu biliyoruz; kiralardaki artış maalesef yüzde 100’lerde. Bu tabloda kiracı mağdur, ev sahibi de mağdur. Sadece kira ile geçinen ev sahibi de var, sadece asgari ücretle geçinen, yani 4250 lira ile geçinen ve bunun yarısını en az kiraya veren vatandaş da var. Nasıl olacak bu iş? Bunun karşılığı var, tek karşılığı ucubelik ve devam ediyor.

“ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ ÜSTÜNE ÇIKMALI”

* 2021 Ocak ayında asgari ücret 2826 lira yapılırken, açlık sınırı 2663 liraydı. Yani 2021 Ocak’ındaki asgari ücret, açlık sınırının bir tık üstündeydi. 2022 Ocak’ında 4253 yapılırken de asgari ücret, açlık sınırı 4250’di, zaten ona fitlediler. 6 ay geçti, kaç lira olmuş açlık sınırı? 6018 lira… Nasıl olacak? 2 bin liralık bir açık var. Asgari ücretle geçinen milyonlardan bahsediyoruz.

* İnsanların açlık sınırı 6018 lirayken 4253 lira ile yaşamaları mümkün değil Erdoğan. Buna bir çare bulacağız, hep beraber bulacağız, biz hazırız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin önerilerini zaman zaman gecikmeli de olsa yerine getiriyorsun. Gel ah alma, vebal alma, milleti aç açık bırakma! Temmuz ayında asgari ücreti yeniden belirlemek, değerlendirmek zorundayız ve temmuz ayında asgari ücreti açlık sınırına eşitlemekten başka hiçbir çare yok. Yok, patlar insanlar.

“2053 DEĞİL MİLLET 2023’TEN ÇIKAMAYACAK”

* Erdoğan, 2011’de 2023 hedeflerini açıkladı. Tutmadı… Şimdi diyorlar ki, ‘pantolon veremedik, gömlek verelim gibi.’ 2023 tutmadı, 2053 verelim. Erdoğan, bırak 2053’ü sen, millet 2023’ten çıkamayacak bu gidişle diyorum ya; millet aç açık diyorum ya… Ne demiş 2011’de? ‘2023’te dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olmak hedefimiz’ demiş. Ne olmuşuz? 17’den, 21’e gerilemişiz.

* Sen ilk 10 demişsin, o zaman 17’ymişiz, 21’e gerilemişiz, 2023’te de 23 olacağız. Sen bu kafayı değiştirmezsen ya da millet seni değiştirmezse 2023 tahmini Türkiye’nin böyle giderse bu tablo 23’üncü sıra… Ya sen kafanı değiştireceksin, ya millet seni değiştirecek. Seni değiştirmek daha doğru. Başka ne demiş. ‘Enflasyon teknik olarak yok’ diyor ya şimdi kaç? Hırsız TÜİK’in makyajlı enflasyonu bile yüzde 73. Tutturamadın Erdoğan tutturamadın. Ya gerçekten bunları milleti kandırmak için, milletin oyunu almak için yaptın ya da tutturamadın.

* Türkiye’yi daha fazla germe ve enflasyon hesaplamaları ile ilgili bu yanlışın, bu vebalin faturasını şüphesiz kim ödüyor? Vatandaş ödüyor. Daha önce söyledim; TÜİK, vatandaşın sofrasından ekmek çalıyor. Bu ülkede baklava çalan çocuklar cezaevine koyuldu. Ekmek çalan çocuklar karakola götürüldü bu ülkede. TÜİK, vatandaşın sofrasından ekmek çalıyor. Benzine bir yılda yüzde 240 zam gelmiş, mazota yüzde 286 zam gelmiş, bir somun ekmek 1 yılda yüzde 100 artmış, 1 litre süt yüzde 150 artmış, 1 litre ayçiçek yağı yüzde 163 artmışken Allah’tan kork; enflasyon nasıl yüzde 70 dersin ya? Gerçekten millete saygılarının olmadığını biliyorum ama bunların Allah korkuları da yok.

“MİLLET KASAYI DOLDURUYOR ERDOĞAN BOŞALTIYOR”

* Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, her şeyden önce bir güven ortamıdır. Bu da demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla yerleşmesiyle oturmasıyla olur. Türkiye’de tıkır tıkır demokrasi olmazsa şıkır şıkır ekonominiz olamaz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak şunda kararlıyız: Devlette israfa ve şatafata son vereceğiz ve devlet şeffaf olacak. Bütün ihaleler; Kamu İhale Kurumu’nun yaptığı, devletin yaptığı bütün ihaleler, milletin gözünün içine baka baka yapılacak ve devleti soyanlardan hesap sorulacak.

* Çiftçi ve esnaf; buradan söylüyorum, aldığınız kredilerin faizini sileceğiz kardeşim çok net ve döviz garantili ihaleleri iptal edeceğiz. Kamu-özel işbirliğine, yap-işlet-devretlere son vereceğiz. Bunlar devlete çökmüş, devlete yapışmış, sülük gibi, asalak gibi devletin kanını emiyor. Kanı emilen millet… Millet kasayı dolduruyor, 5’li çete, banka patronları, yandaşlar boşaltıyor. Millet doldurmaktan bunaldı, bıktı, Erdoğan boşaltmaktan bıkmadı.

“VARLIK FONU’NU KALDIRACAĞIZ”

* Fiyat İstikrar Komisyonu kalkacak; bunu Merkez Bankası asli görevine dönecek. Bir Stratejik Kalkınma Teşkilatı, Ulusal Vergi Konseyi kurmak şarttır. Varlık Fonu’nu kaldıracağız kardeşim, lağvedeceğiz. Sayıştay denetimine de kapatılmış, çiftlik gibi idare edilen, başında Erdoğan’ın bulunduğu, Türkiye ekonomisinin neredeyse Türkiye’deki finans varlığının yüzde 60’ına hükmeden Varlık Fonu’nu kaldırıyoruz, kaldıracağız. Türkiye’nin acilen bir Siyasi Ahlak Kanununa ihtiyacı var. Siyaset, bir zenginleşme aracı olmayacak bizim iktidarımızda.

* Koskoca devlet gözümüzün önünde soğan soyulur gibi soyuluyor ve maalesef millet bunu seyrediyor. Niye? Milleti bir korku iklimi, bir baskı, bir cop, bir biber gazı, bir plastik mermi, bir panzer ve mahkemelerle sindirmek Ak Parti’nin günlük rutin işi olmuş. Hesap veremeyen devlet olmaz. Devlet, kör kuruşun hesabını verecek. Çok acil yapılması gereken işler var, çok acil hemen bugün başlanması gereken işler var. Bunu Ak Parti’ye de çağrı yapıyorum. Sandık gelmediği sürece, bizim sizi oradan indirme imkanımız yok. Sandığı bekliyoruz ama velev ki sandık 10 ay sonra gelecekse, Ak Parti’ye 4 önerimiz var. Yoksa millet nefes alamaz hale geldi.

* Nedir bunlar Erdoğan? Maceracı kur ve para politikasını terk et kardeşim, hemen yarın terk et. Nedir? Kur korumalı mevduat garabetini dün anlattım. Fakirden alıp, zengine verme mekanizmasını derhal durdur, bunu iptal et ve çok mühim bir Türkiye’nin sonu var: Enerjide ve tarımda dışa bağımlılığı derhal bitirmek için ne gerekiyorsa yap. Meclis’e bu konuda samimi, doğru dürüst, arka planında başka numaraların olmadığı ne getirirsen getir destekleriz. Yeter ki Türkiye enerjide ve tarımda dışa bağımlı olmasın ve kamu-özel işbirliği meselesini bir an önce bitirmemiz lazım. Bu devletin bu kadar talana, yağmaya rağmen ayakta kalması, bu ülkenin büyüklüğünün ve gücünün göstergesidir. Türkiye’yi bu harami düzeninden kurtarmak, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu millete taahhüdüdür, vaadidir.”

Engin Altay, bir soru üzerine, “Ben bir şey söylüyorum: Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, geçmişte siyasetin yaşam tarzı üzerinden, inanç aidiyeti üzerinden, etnik aidiyet üzerinden yapıldığını ve bunun bedelinin çok ağır olduğunu bilen bir partiyiz. Türkiye’de artık insanlara, siyasete, inançlar üzerinden, etnik aidiyetleri üzerinden, yaşam tarzı üzerinden bakılmadığı bir güne Türkiye evirildi. Bunda Cumhuriyet Halk Partisi’nin büyük katkısı vardır. Dolayısıyla Türkiye de artık Sünni’ymiş, Alevi’ymiş; bunlar şehir efsanesi. Kimsenin, kimsenin mezhebiyle, inancıyla, yaşam tarzıyla bir derdi yok. Türkiye bu işi aşmıştır. Adaylık konusu 6’lı masanın takdiridir. Hep söylüyoruz, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu konudaki tutumu da bellidir” yanıtını verdi.

Başa dön tuşu