Başkent’in Balat’ı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

Ankara’nın Balat’ı sayılabilecek Yahudi Mahallesi’nde bulunan terk edilmiş evler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Yaklaşık 100 aileye ev sahipliği yapan bu tarih kokulu semtin evlerinin avlusu adeta komşuluğa açılan bir pencere.

Ankara’nın Altındağ ilçesinde Osmanlı’nın son dönem mimari özelliklerini taşıyan Yahudi Mahallesi’nde bulunan evler, mahalleyi ziyaret edenleri tarihi bir yolculuğa çıkarıyor.

Yaklaşık 100 ailenin yaşadığı tarihi mahalle, yıllar boyu çeşitli inançlardan insanlara ev sahipliği yapmış. Avlusu komşuluğa açılan evler, sadece tarihe ışık tutmuyor aynı zamanda farklı kültürlerin bir arada hoşgörüyle yaşadığı bir geçmişin de izlerini taşıyor.

İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan Balat semtine benzerliğiyle dikkat çeken Yahudi Mahallesi, yerli ve yabancı turistlerin gezi rotasında yer alıyor. Günümüzde bir çoğu terk edilmiş evler, sokak hayvanlarının yuvasına dönüşmüş. Osmanlı döneminde Yahudi Mahallesi olarak bilinen bu bölge günümüzde Hacı Bayram Mahallesi olarak isim değiştirmiş. Mahalle içinde tarihi camiler ve sinagog da yer alıyor. Hoşgörünün hakim olduğu mahallede çok sayıda evin ortak avluya çıkan bir çıkışları da bulunuyor.

20 yıldır mahallede yaşayan Gülay Yiğit, “Mahallemiz çok güzel. Burası restore edilse daha güzel olur. Komşuluk ilişkilerimiz aşırı güzel. Buraya bakım yapılmasını istiyoruz. Devletin buraya el atması lazım. İçleri güzel evlerin, ama dış görünüşleri kötü. Doğalgaz olmadığı için zorlanıyoruz. Kendi halimizde kendi yağımızda kavrulan insanlarız. Turistik bölge çok gelip gidenler var. Burada 100 hane kalıyor. Hepimiz birbirimizi tanıyoruz. Ankara ama köy gibi bir mahalle. Gariban insanlar burada” dedi.

Mahalleyi ziyaret eden Hayriye Güven, “Ankaralıyım arada bir tarihi sokaklara dalmayı, eskiyi yaşamayı çok seviyorum. Eski daha huzur veriyor insana. İlişkiler daha samimi daha doğal. Ben ilk kez bu sokağa girdim. Evler çok yakın birbirine, doğa kokuyor. Yeşil yok ama bir samimiyet hissediyorsunuz. Teyzeleri görünce daha mutlu oldum” ifadelerini kullandı.

Ömrünün yarısını Yahudi Mahallesi’nde geçiren 80 yaşındaki Münevver Eroğlu ise, “Bu mahalledeki evimiz 40 sene önce aldım. Eşim vefat etti, oğlumun biri vefat etti. Sen iyiysen başkaları da iyi. Burada belgesel çekiliyor, film çekiliyor. Eskiden yoktu. 10 yıldır geliyor öğrenciler. Dar gelirli olduğumuz için şehrin ortası burası bizim için iyi burada yaşamak” şeklinde konuştu.

Osmanlı döneminde çoğunlukla etrafındaki mescit ve camilere göre adlandırılan mahalle Cumhuriyet sonrasında İstiklal Mahallesi ismini aldı. Ancak mahallede genellikle Yahudi nüfusunun yaşaması ve sinagogun olmasından dolayı Ankaralılar burayı Yahudi Mahallesi olarak isimlendirdi. Hala bölge halkı tarafından Yahudi Mahallesi olarak anılan bu semt, Ulus, Kale ve Hamamönü gibi ticari ve turistik merkezlerin tam ortasında olmasına rağmen neredeyse görmezden geliniyor.

İbadet mekanlarının çeşitliliğiyle çok kültürlü bir mahalle profili çizen mahallede sinagog ve mescitlerin birbirine yakın mesafelerde olması Yahudilerin ve Müslümanların bir arada yaşadığını en iyi kanıtlıyor.

Mahalledeki mimari yapılar genel olarak 19. yüzyılın sonu, 20. yüzyılın başlarına aittir. Genellikle konut olarak tasarlanan yapılar geç Osmanlı döneminin özelliklerini barındırmasının yanı sıra Ankara’daki yapı malzemelerini göstermesi açısından da önem taşıyor. Plan olarak incelendiğinde evler genellikle iki katlı, iç sofalı ve cumbalı tasarlanmış.

Başa dön tuşu